بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ وَبَعْدُ

Soru: Bir kardeşimiz:

“Mevlid-i Nebevi’yi kutlamanın delili nedir?” diye sormuş.

Cevap: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlamanın Kur’an ve Sahih sünnetten hiçbir delili yoktur! Âlimlerin dediği gibi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlamak haramdır!!!”

Değerli âlim Muhammed bin Salih el-Useymin (Rahmetullahi Aleyh) kendisine Mevlid-i Nebevi’yi kutlamanın hükmü sorulduğunda, o şöyle cevap vermiştir:

Birincisi: Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu gece kesin olarak bilinmemektedir. Aksine günümüzdeki bazı tarihçiler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu gecenin Rebiül-Evvel ayının 9. gecesi olduğu ve 12. gecesi olmadığı gerçeğine varmışlardır. O halde 12. gece yapılan kutlamanın tarihi yönden hiçbir dayanağı yoktur!

İkincisi: Mevlid-i Nebevi’yi kutlamanın dini yönden de hiçbir dayanağı yoktur! Çünkü Mevlid-i Nebevi’yi kutlamak Allah (Azze ve Celle)’nin dininden olmuş olsaydı, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapardı veya ümmetine bunu bildirirdi. Eğer Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapmış veya ümmetine bildirmiş olsaydı, bu kutlama günümüze kadar hadis kitaplarında korunmuş olurdu. Çünkü Allah-u Teâlâ bu konuda şöyle buyurmaktadır:

“Zikr’i (Kur’an’ı) kesinlikle biz indirdik ve onu elbette biz koruyacağız!”

Hicr 9

Böyle bir şey olmadığına göre, bu kutlamanın Allah (Azze ve Celle)’nin dininde olmadığı anlaşılmış olur. Allah (Azze ve Celle)’nin dininde olmadığına göre, bizim onunla Allah-u Teâlâ’ya ibadet etmemiz ve O’na tevessülde bulunmamız caiz değildir!!!

Allah-u Teâlâ, rızasına ulaşmamız için bize belli bir yol tayin etmişse ki bu yol Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in getirmiş olduğu dindir! Allah’ın kulları olduğumuz halde, O’nun rızasına ulaşmamız için kendi yanımızdan bir yol çıkarmamız nasıl caiz olsun?!

Allah (Azze ve Celle)’nin dininden olmayan bir şeyi O’nun dinine yerleştirmek olan bu hareket, Allah-u Teâlâ’nın hakkına yapılan bir tecavüzdür! Yine bu hareket, Allah-u Teâlâ’nın şu sözünü yalanlamayı içerir:

“Bugün size dininizi kemâle erdirdim. Üzerinize nimetimi tamamladım ve din olarak da size İslâm’ı seçtim.”

Mâide 3

Biz deriz ki, eğer bu kutlama dinin kemalinden olsaydı, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından önce olması gerekirdi. Dinin kemalinden değilse, bu takdirde dinden olması mümkün değildir! Çünkü Allah-u Teâlâ:

“Bugün size dininizi kemâle erdirdim..” buyurmaktadır. Herkim, Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in vefatından sonra ortaya çıkmış olmasına rağmen, bu kutlamanın dinin kemalinden olduğunu iddia ederse, onun bu sözü yukarıdaki ayeti yalanlamayı içerir.

Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlayanlar, bu hareketleriyle Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i yüceltmek, onu sevdiklerini göstermek ve Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlamada o duygu için gayretlerine canlılık kazandırmak istediklerinde şüphe yoktur.

Bütün bunlar, ibadettir; Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i sevmek, ibadettir. Hatta bir insan, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in nefsinden, evladından, babasından ve insanların hepsinden daha çok sevmedikçe tam iman etmiş olmaz. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i yüceltmek, ibadettir. Aynı şekilde onun şeriatına meyletmek olan Onun aşkıyla yanıp tutuşmak da yine dindendir.

Bu sebeple Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlamak, bid’at ve haramdır! Üstelik bu kutlamada ne şeriatın, ne hissin, ne de aklın onayladığı büyük çirkinlikler olduğunu işitmekteyiz. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlayanlar, içerisinde Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hakkında aşırıya giden kasideleri, nağmelerle söylemektedirler. Öyle ki bu kimseler, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i Allah’dan daha büyük bir hale getirmişlerdir. Bu durumdan Allah’a sığınırız!!!

Yine, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlayanlardan kimisinin akılsızlıklarını ve saçmalıklarını işitmekteyiz. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğduğu kıssayı okuyan mevlidhan;

‘Mustafa dünyaya geldi’ dediği anda herkes tek kişinin ayağa kalktığı gibi ayağa kalkarak şu anda Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ruhu aramıza geldi, ona saygı göstermek için ayağa kalkalım demektedirler. Bu hareket, aptallığın ve akılsızlığın tâ kendisidir!!!

Sonra bu kimselerin ayağa kalkmaları âdâbtan değildir! Çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisi için ayağa kalkılmasını çirkin görürdü! Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabı, insanlar içerisinde onu en çok sevenler olmalarına ve onu bizden daha fazla yüceltmelerine rağmen, o hayatta olduğu halde kendisi için ayağa kalkılmasını çirkin görmesinden dolayı Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için ayağa kalkmadıklarına göre, uydurma hayallerle ayağa kalkan bu insanlara ne demeli?!

Bu bid’at, yani Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in doğum gününü kutlama bid’atı, asırların en hayırlısı olan ilk üç asır sahabe, tâbiin ve etbâut-tâbiin asrı geçtikten sonra meydana gelmiş ve bu bid’atla birlikte dinin esasıyla ters düşen bu çirkin şeyler meydana gelmiştir! Bunun yanında erkeklerle kadınların birbirine karışması gibi daha başka çirkin şeylerde meydana gelmiştir!!!

Muhammed bin Salih el-Useymin’in fetvâ ve risâleleri: 2/298, 300

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ