Ana Sayfa Gayemiz Kur’an’ı Kerim Dinle Kur’an’ı Kerim Arapça Kur’an’ı Kerim Türkçe Soru Gönder
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Kıyamet günü insanlar arasında hüküm verilinceye kadar her kez, sadakasının gölgesinde olacaktır!" İbni Hibban 3310, İbni Huzeyme 2431
Ana Menü
Ayetler
Hadisler
Dualar
Sahabe Hayatı
Kur’an’dan Kıssalar
İlmihal
İman İle İlgili Konular
Abdest İle İlgili Konular
Namaz İle İlgili Konular
Zekat İle İlgili Konular
Oruç İle İlgili Konular
Hac İle İlgili Konular
Cihad İle İlgili Konular
Alış Veriş İle İlgili Konular
Nikah İle İlgili Konular
Boşanma İle İlgili Konular
Kıyafetler İle İlgili Konular
Yiyecek ve İçecekler İle İlgili Konular
Cinayetler İle İlgili Konular
Kitaplar
Esmau’l-Hüsna
Ahkamu’l-Cenaiz
Nimetlerin Şükrü
Cennetin Köşkleri
Mü’minin Silahı Dua
Kıyametin Alametleri
Tüm Detaylarıyla İmanın Şartları
Cennete Girmek İçin Otuz Sebep
Müslümanın Bilmesi Gereken Konular
Faydalı Bilgiler
Hadis Fihristi
Önemli Bilgiler
Ahiret İle İlgili Konular
Namaz İle İlgili Konular
Cenaze İle İlgili Konular
Tavsiye Ettiğimiz Kitaplar
Tevhid İle Alakalı Konular
Haramlar İle İlgili Konular
Albani Hakkındaki İftiralar
Bayramlar İle İlgili Konular
Rasulullah İle İlgili Konular
Geçmiş Ümmetlerin Kıssaları
Sakınılması Gereken Haramlar!
Sihir ve Cinler İle İlgili Konular
Kur’an’ı Kerim İle İlgili Konular
Hadis Kitaplarının Zayıf Hadisleri
Kabirlerin başına mezar taşı konulması...
Arkadaşına Gönder Sayfayı Yazdır

بِسْمِ اللهِ، اَلْحَمْدُ ِللهِ وَالصَّلاَةُ وَالسَّلاَمُ عَلَى رَسُولِ اللهِ وَبَعْدُ

Soru: Bir kardeşimiz:

Kabirlerin başına mezar taşı konulmasının bir sakıncası var mıdır?” diye sormuş.

Cevap: Bu konu hakkında alimler şöyle diyorlar:

Cabir (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabrin alçı ile sıvanmasını, üzerine oturulmasını, üzerine bina yapılmasını yahut üzerine toprak ilave edilmesini yahut üzerine yazı yazılmasını yasaklamıştır.”

Müslim 3/62, Ebu Davud 2/71, Nesei 1/284, 285, 286, Tirmizi 2/155, Hâkim 1/370, Beyhaki 4/4, Ahmed 3/295, 332, 339, 399

Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

“Muhtemelen doğru olan aşağıdaki şekilde konuyu etraflı bir şekilde ele almaktır. Eğer çamurla sıvamaktan maksat kabri korumak ve onu şeriatın hoş gördüğü kadarıyla yüksek bir şekilde kalmasını sağlamak ve rüzgârların onu savurmaması, yağmurun dağıtmaması ise şüphesiz ki bu caizdir.

Çünkü bu meşru olan bir gayeyi gerçekleştirmektedir. Belki de Hanbelilerden çamurla sıvamak müstehabtır diyenlerin görüşlerinin açıklaması budur. Şayet maksad ziynet ve buna benzer faydasız şeyler ise o vakit bu caiz olmaz çünkü bu sonradan ihdas edilmiş bid’at bir işdir.

Kabir üzerine yazı yazmaya gelince, hadisin zahirinden anlaşılan haram olduğudur. İmam Muhammed’in sözlerinin zahirinden de bu anlaşılmaktadır. Şafiîlerle, Hambeliler ise sadece mekruhluktan sözetmişlerdir.

İmam Nevevi’de şunları söylemektedir:

“Mezhebimiz âlimleri der ki: Kabrin üzerindeki yazı ister bazı insanların adet edindikleri üzere başı ucunda bir tahta da yazılmış olsun, ister başka bir şeyde yazılmış olsun. Hadisin umumi ifadesi sebebiyle her türlüsü mekruhtur.”

Bazı ilim adamları süslemek maksadıyla olmamak, aksine tanıtmak maksadıyla ölünün adını yazılmasını istisna etmişlerdir. Bunu da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in daha önce işaret ettiğimiz meselede geçtiği üzere Osman bin Maz’um (Radiyallahu Anh)’ın kabri üzerine taş koymasına kıyas ederek söylemişlerdir.

İmam Şevkâni dedi ki:

“Bu kıyas yoluyla başka umumi nassları tahsis etmek kabilindendir. Cumhur böyle demiştir. Yoksa bu Dav’u’n-Nehar adlı eserde denildiği gibi nassa karşıt bir kıyas değildir. Şu kadar var ki durum bu kıyasın sahih olduğudur.”

Allâme Muhammed Nâsıruddin el-Albânî (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

Benim görüşüme göre, doğrusunu en iyi bilen Allah’tır. Bu kıyasın mutlak olarak sahih olduğunu söylemek uzak bir ihtimaldir. Doğrusu bu kullanılan taş eğer, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in kendisi sebebiyle taşı koyduğu gayeyi gerçekleştirmiyor ise ki bu gaye de mezarın kime ait olduğunu tanıtmaktır ve bu tanınmama mesela kabirlerin çokluğu, tanıtıcı taşların çokluğu sebebiyle olabilir o takdirde sözü edilen amacın gerçekleştirileceği kadarıyla ismin yazılması caiz olur. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.

Hâkim’in hadisin akabinde söylediği şu sözlere gelince:

“Uygulama buna göre değildir. Müslümanların doğudan batıya kadar bütün imamlarının kabirleri üzerinde yazı vardır ve bu halefin de, selefin de yaptığı bir uygulamadır.”

İmam Zehebi şu sözleriyle onu reddetmektedir:

“Söylediğimiz fayda sağlayacak bir ifade değildir. Bir sahabinin dahi bu işi yaptığını bilmiyoruz. Bu tabiînden birilerinin ve onlardan sonra gelenlerin nehy kendilerine ulaşmamış olduğu halde ortaya çıkardıkları bir şeydir.”

سُبْحاَنَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ، أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلهَ إِلاَّ أَنْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ

Bu Sayfa 11966 Kez Okundu
 Sayfa Başı 
Sahih Hadisler - Kur’an ve Sahih Sünnet
www.hadisler.com | www.sahihhadisler.com | www.sahihhadisler.net